
Teknolojinin yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası olduğu günlerde yaşıyoruz. İş ve okul hayatımızı kolaylaştıran, sosyalleşmemizi sağlayan, boş zamanlarımızı geçirdiğimiz, tüm dünyayı evimize hatta cebimize taşıyan teknoloji… Artık bilim, eğitim, iş ve eğlence hayatında teknoloji kullanımı vazgeçilmez bir yere sahip. Bundan sonraki gelişim hızını şu an hayal bile edemeyecek durumdayız…
Ergenler için bilgisayar ekranı neden bu kadar vazgeçilmez? Sanal dünyada zaman geçirmek çocuk ve gençlerin önemli ihtiyaçlarını karşıladığı için ekran başından ayrılabilmeleri bu kadar güçleşiyor. Bu ihtiyaçları şöyle özetleyebiliriz:
-Çocuk/ergen sanal dünyada aktiftir (televizyon karşısında olduğu gibi sadece pasif bir izleyici değil). Bu yolla kendi yönetebildiği/karar verebildiği bir alana sahip olur.
-Telefon ya da bilgisayar çok hızlı ve istediği an ulaşabileceği bir mesafede bulunuyor. Bu keyif veren alana ulaşmak için çaba, enerji ve organize olma becerisi gerekmez.
-Oyunlar ve erişim hızı gerçek dünyayla kıyasladığınızda çok hızlıdır. Bir “tık” ile istediği kişiye ve bilgiye ulaşabilir. Beklemek ve ertelemek gerekmez.
-Boş kalmanın getirdiği can sıkıntısını ve boşluk hissini çok kolay giderebilir.
-Oyunlarda ve sosyal medyada çok hızlı ve kolay bir şekilde “ödül” kazanabilir (“like” alma ya da “level” atlama gibi). Bu anlamda onaylanmak ve beğenilmek çok da çaba gerektirmez. Oysa gerçek dünyada başarılı olmak için uzun süre emek harcamak ve “ödül” için de sabretmek gerekiyor.
-Beynin salgıladığı dopamin salgısı, mutlu hissetmesine yol açar ve bu hissi hep yaşamak ister.
-Sanal dünyada kendisine “ideal bir karakter” yaratarak, olmak istediği kişi gibi davranabilir.
Kimliğin/kişiliğin hızla oluştuğu ve geliştiği bir dönem için yapmak isteyip de yapamadığı şeyleri gerçekleştirebileceği bir alan yaratmış olur.
-İstediği kişiyle, istediği şekilde iletişim kurma fırsatı yaratır. Günlük hayatta cesaret edemediği şeyleri ifade etme fırsatı yaratır.Sosyal medyada oluşturulan gruplar bu gelişim döneminde en çok ihtiyaç duyduğu şey olan “bir gruba ait olma” duygusunu karşılar.
-Stresle yeteri kadar iyi bir şekilde baş edemeyen kişiler için oyunlar ve sosyal medya rahatlama ve sorunları “bastırma” yolu olarak kullanılabilir. Ergenlik döneminde temel mesele aileden kopuştur. Sanal dünya ergen için bu anlamda da bir “özgürlük ve bağımsızlık” alanı yaratır. Çocuğumuzda hangi davranışlara dikkat etmeliyiz? Teknolojinin aşırı kullanımı, özellikle arkadaş ilişkilerinde ve iletişim kurmada sorun yaşayan çocuk ve ergenler için daha büyük bir risk oluşturuyor. “Teknoloji bağımlılığı” günümüzde tedavi edilmesi gereken ve destek alınması gereken bozukluklar arasında yer almakta. Aşırı kullanımın önemli göstergelerinden bazıları; Çocuğun/Ergenin ekran başında geçirdiği süre giderek uzar ve sınır koymakta zorlanır,
-Teknolojiye ulaşamadığı ortamlar sıkıcı gelir,
-Sosyal ilişkileri zarar görür, yalnızlığı akranları ya da ailesi ile zaman geçirmeye tercih eder. Hayatı giderek fakirleşir, keyif aldığı hobilerinden vazgeçer,
-Hareketsizlikten dolayı sağlık sorunları yaşar,
-Ev ödevi ya da ev işleri gibi aldığı sorumlulukları yerine getirmekte zorlanır,
-Çevresiyle yaşadığı çatışmalar artar,
-Uyku ve yeme düzeni bozulur,
-
İnternette ya da oyun başında geçirdiği zaman dışında başka bir şeyle ilgilenmekte isteksizdir. Sormamız gereken asıl sorular, “Çocuğum bilgisayar/tabletsiz de eğlenebiliyor
-
mu?”, “Bu durum akademik durumunu etkiliyor mu?”, “Çevresi ve arkadaşlarıyla iletişimi sağlıklı mı?
-
Anne baba olarak neler yapabilirsiniz? Teknolojiyi kullanma konusunda kendinizi geliştirmeniz ve çocuğunuzun ilgi alanları ya da oynadığı oyunlar hakkında bilgi sahibi olmak, onunla iletişim kurabilmenize ve ekran karşısında nasıl zaman geçirdiğini kontrol edebilmenize yardımcı olacaktır.
Teknolojiyi nasıl doğru bir şekilde kullanması gerektiği ile ilgili çocuğunuzla konuşmanız, ona yol göstermeniz ve karşılaşabileceği tehlikeler hakkında bilinçlendirmeniz önemlidir. Evde uymasını beklediğiniz kurallar ve koyduğunuz sınırlar arasına “teknoloji kullanımı” ile ilgili kuralları da eklemelisiniz. Mümkünse bilgisayarla odasında değil, ortak kullandığınız alanda zaman geçirmesini sağlayabilirsiniz. İlgilendiği konulara siz de ilginizi ve merakınızı gösterebilirsiniz. Böylece onu karşılaşabileceği zararlı içerikle baş başa bırakmamış olursunuz ve üzerinde konuşabilirsiniz. Çocuğunuzla bir “sözleşme” yapabilirsiniz. Örneğin her gün bilgisayar başında geçirmesi için belirlediğiniz süreyi aşmaması konusunda anlaşabilirsiniz ya da bazı günler, zamanını geçirmesi için birlikte belirlediğiniz farklı etkinlik alternatifleri üzerinde anlaşmaya varabilirsiniz.
